
Obezite ile Mücadeleye Yaklaşım: Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları ve Bilimsel Tedavi ile Zayıflama İğneleri
Obezite, günümüzde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, yağlı karaciğer hastalığı, uyku apnesi ve bazı kanser türleri başta olmak üzere birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle obezitenin oluşmadan önlenmesi, tedavisinden çok daha büyük önem taşımaktadır.
Obeziteden korunma çocukluk çağında başlamalıdır. Çocukluk ve adolesan dönemde gelişen obezite, erişkin yaş obezitesinin en önemli hazırlayıcı faktörlerinden biridir. Bu nedenle ailelerin, eğitim kurumlarının ve toplumun tüm paydaşlarının yeterli ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının erken yaşlarda kazanılması, obezite ve ilişkili hastalıkların önlenmesinde en etkili yöntemlerden biridir.
Obezite yalnızca bireyin iradesiyle açıklanabilecek bir durum değildir. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler, yaşam tarzı, hormonal ve metabolik mekanizmalar ile psikososyal etkenlerin bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Bu nedenle tedavisi de uzun süreli, multidisipliner ve kişiye özel bir yaklaşım gerektirir. Obezite yönetiminde hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistten oluşan ekip çalışması tedavinin başarısını artıran en önemli unsurlardan biridir.
Obezite tedavisinin temelini sağlıklı beslenme modeli oluşturmaktadır. Beslenme programları bireye özgü planlanmalı; yeterli ve dengeli beslenme ilkelerine dayanmalıdır. Amaç yalnızca kilo vermek değil, kişinin yaşam boyu sürdürebileceği sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasını sağlamaktır. Fiziksel aktivite de tedavinin vazgeçilmez bileşenlerinden biridir. Düzenli egzersiz, yağ dokusunun azaltılmasına, kas kütlesinin korunmasına ve verilen kiloların tekrar kazanılmasının önlenmesine katkıda bulunmaktadır. Yetişkin bireylerin haftanın çoğu gününde en az 30 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmaları önerilmektedir. Yürüyüş, günlük hareketliliğin artırılması ve direnç egzersizleri sağlıklı kilo yönetiminde önemli yer tutmaktadır.
Son yıllarda obezite tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kamuoyunda yoğun ilgi görmektedir. Ancak bu tedaviler, halk arasında ifade edildiği şekliyle basit "zayıflama iğneleri" değil; obezite ve diyabet gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan, belirli endikasyonlara sahip tıbbi ilaçlardır. Bu ilaçlar her birey için uygun olmayabileceği gibi, kullanım kararı mutlaka ayrıntılı tıbbi değerlendirme sonrasında uzman hekim tarafından verilmelidir.
İlaç tedavileri obezite yönetiminde önemli bir seçenek olmakla birlikte, hiçbir zaman sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve davranış değişikliği tedavisinin yerine geçmez. Tedavinin başarısı ancak yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte uygulandığında sürdürülebilir hale gelebilmektedir. Bu nedenle vatandaşlarımızın sosyal medya paylaşımları, kişisel öneriler veya doğrulanmamış bilgiler doğrultusunda ilaç kullanımına yönelmemeleri; obezite tedavisi konusunda mutlaka uzman hekim görüşü almaları büyük önem taşımaktadır.
Obeziteyle mücadelenin sadece ilaçtan ibaret olmadığını belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Endokrinoloji uzmanları, vatandaşlarımızın sürdürülebilir ve sağlıklı bir yaşama kavuşmaları için şehir genelinde güçlü bir kurumsal altyapı oluşturulduğunu hatırlattı.
Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM): Şehrimizin dört bir yanında hizmet veren Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde; diyetisyenlerimiz, psikologlarımız ve fizyoterapistlerimiz eşliğinde, tamamen ücretsiz olarak kişiye özel beslenme programları ve yaşam tarzı danışmanlığı sunulmaktadır. İlaçsız, kalıcı ve sağlıklı kilo yönetimi için ilk durak bu merkezlerimiz olmalıdır.
Gaziantep Şehir Hastanesi Obezite Kliniği: Obezite düzeyi ileri seviyede olan, ek hastalıkları bulunan veya multidisipliner yaklaşıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımız için Şehir Hastanemiz bünyesindeki Obezite Kliniği tam teşekküllü olarak hizmet vermektedir. Burada hastalarımız; endokrinolog, genel cerrah, psikiyatrist ve diyetisyenlerden oluşan uzman bir kurul tarafından değerlendirilmekte ve tedavi edilmektedir.